Sadece bir saatlik din eğitiminin çıkardığı yaygaraya bakılınca insan gerçekten şaşırıyor .Yeni anayasanın gündeme getirdiği bir diğer mesele de din derslerinin zorunlu ya da isteğe bağlı yani seçmeli olarak müfredata dahil edilmesi oldu.Toplum bu konu altında ikiye ayrıldı .Bir yanda zorunlu olsun diyenler diğer yanda seçmeli olsun diyenler…Bu konuda din dersi zorunlu ancak din eğitimi seçmeli olsun diye çözümler de sunuldu.Konu enine boyuna masaya yatırılmış durumda.
Din eğitiminin zorunlu olmaktan çıkartılması ülkemizde sapla samanı ayırt edemeyen kişilerin olduğunu düşündürtüyor Çünkü İnsanlık tarihiyle eşit düşen din olgunsunu henüz altı yıllık geçmişi olan bir partiyle eşleştirmek olsa olsa böyle bir basiretsizliğin ürünü olabilirdi . Din diğer tanımlamalarının yanında aynı zamanda bir kültürdür . Orta öğretimde verilen bir saatlik din bilginsin rejime hiç bir zararı olmayacağı gibi bu kültürden(birikiminden ) muaf olan bir nesil düşünemiyorum.
Din eğitiminin kültür olarak değil de siyaset metası haline getirenler toplumun vicdanına ürkmeden çomak sokmaktadırlar .
Öte yandan din eğitiminin seçmeli hala getirilmesi iki büyük sorunu da yaratabilir. Bu sorunlardan biri din eğitiminin devlet elinden çıkması ikincisi ise buna paralel olarak din eğitiminin mahallelerdeki kuran kurslarına kaydırılmasıdır . Din eğitimi çerçevesinde verilecek olan bilgilerin devlet ciddiyetine ihtiyacı vardır .Bu konuda bir tehlike olan kuran kursları ise yine ihtiyaç neticesiyle doğan talebi karşılayacak tek muhatap olarak karşımıza çıkabilir.Din eğitimi almak isteyenler bu gibi yerlere yönelebilir ve artan talebe paralel olarak arzda da artış olabilir.
Din tarihi insanlık tarihine eşit olan bir olgudur.Din siyasi bir malzeme değildir ayrıca hiçbir partinin tekelinde olamaz.Bu nedenle sapla samanı birbirinden ayırmak ve sağ duyulu davranmak önemlidir.Konuşulması gereken Din eğitiminin seçmeli olup olmamsından ziyade muhtevası olmalıdır.Orta öğretimde verilen her bilginin kullanılması gibi bir gereklilik yoktur ki zaten bilgiye ve bilgilenmeye bu şekilde faydacı yaklaşmak son derece hatalıdır ve bilginin bilgilenmenin mantığına aykırıdır.

Eylül 27th, 2007 at 20:46
Dışa yansımasından ve içteki kopukluklardan muaf olarak soyleyebileceğim din dersi ve ahlak bilgisi gibi bir dersin kaldırılmaması gerektiği.
Etik din’den bağımsız bir kavram fakat dinin etiği beslemesi de inkar edilemez boyutta. Kaldı ki “din ders”lerinde sadece islam dininden bahsedilmiyor her dinin incelemesi yapılıyor, adında olduğu gibi içeriğinde de ahlak -ki bir milletin can damarıdır- konseptine dedeğiniliyor.
Soylediklerimden soyut bir şekilde de şunu da soylemekte fayda var din kavramı senin de dediğin gibi neredeyse insanlık tarihine eşit bir olgudur(gerçi olgu daha çok pozitivist yaklaşımlarda geçerli ama herneyse) ve insanlar bu tema uzerinden yuzlerce, binlerce belki milyonlarca yazı yazmış, kültürlerini aktarmışlar. Özellikle kısır kültür gelişimiyle bu membaya sırt çevirecek bir Türkiye söz konusu değil.