Tepki, olan bitenin ne kadar algılandığının göstergesidir.Tepkinin şekli ise nasıl algılandığının…Son zamanlarda gösterilen tepkiler olan bitenin toplum tarafından algılandığını göstermektedir.Ancak aksini de düşünebiliriz.Terör olaylarının devamı ve her gün yayınlanan şehit haberleri bir müddet sonra toplum üzerindeki sarsıcı etkisini kaybetmeye başlar.Toplum eskiden tepki gösterdiği haberlere karşı artık duyarsızdır, tepki göstermez.Bu konuya örnek olarak İsrail’in yaptıklarını gösterebiliriz.Ya da Irak’ta her gün olan bitenlere karşı ne kadar duyarlı olduğumuzu düşünebiliriz.Hemen hemen her gün Irak’ta bombalar patlıyor onlarca yüzlerce insan ölüyor.Biz ise bu ölüleri haber karelerinde ya da gazete köşelerindeki resimler olarak algılıyoruz artık.Çünkü duyarsızlaşıyoruz.
Türkiye 84’ten(hatta ASALA’yı da düşünürsek 75’ten) bu yana terörü yaşıyor.Zaman zaman duyarsızlaşıyor bazen de tepkimizi gösteriyoruz.Son olaylardan sonra herkesin bildiği söylemle toplumun sabrı taşmış ve insanlar çok da örgütlenmeden kendi insiyatifleriyle kalabalıklar oluşturup meydanlara dökülmüş, yürümüş ve tepkilerini göstermişlerdir.Ancak tepkilerin bazı bölgelerde ulusal duyarlılığı aşıp farklı bir şekle bürünmesi üzücü olmuştur.
Tepki algılamanın gereği de olsa dozunun iyi ayarlanması gerekir aksi halde amacından sapar.Mesela Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin bu oluşumlarda yer almasını yasaklamasını son derece yerinde bir karar olarak görüyorum. Ancak dozu aşırıya kaçmış tepki kadar kötü olan bir şey daha vardır ki o da tepkisizliktir.Şimdi yürüyen, bayrak asan insanlara bakarak elimizi çenemize götürüp “ böyle olmaz “demek tüm bu olanları görsellikten ibaretmiş gibi sanmak ve göstermek son derece akıl dışı, insan psikolojisini hatta toplum bilimini dışlayan bir tavırdır.
Öte yandan toplumun gösterdiği tepkiye sadece deşarj olmak olarak da yaklaşmak eksiklik olur.Bu her bakımdan kamuoyudur, yönlendiriciliği vardır.Toplumun istek ve beklentilerinin ne yönde olduğununun ilgili makamlarca algılanması için çok yardımcı bir unsurdur.ilgili kurumlar zaten bu tepkilerden gerekli çıkarımlar yaparak iş yaparlar.
Yine toplumsal tepkinin faydası dışında bilinen en büyük tehlikesi provakasyon karşısında açık yara kadar duyarlı olmasıdır.
Temennim tüm bunları göz önünde bulundurarak tepkilerimizi bölünerek değil bütün olarak, bölünmek için değil bütünleşmek için göstermemizdir.

Ekim 26th, 2007 at 23:51
Toplum olarak milliyeçiliği aramamız gereken yerler konusunda gerçekten çok büyük çelişkiler yaşıyoruz. Mesela milliyetçilik sadece sokakta olmaz, olmamalı. Örneğin Fransızları hep yadırgarız aşırı milliyetçiler diye ama bir gidin Fransa’ya herkesin ayağında le coq sportif(fransız spor ayakkabısı) görürsünüz. Yani milliyetçiliğin ülkeye faydalı bir şey olması gerekiyor. Bende sokaktaki milliyetçiliğin ülkeye hiçbir yararı olduğunu göremiyorum. Son zamanlardaki yürüyüşleri muaf tutuyorum bu konuşmadan.
Eline sağlık bu arada ve teşekkür ederim bu konuyu açarak bu yoruma fırsat verdiğin için.
Ekim 28th, 2007 at 04:00
Gösterilen tepki , tepki gösterilmesini isteyen ve bununla mutlu olan grupların işine yaramaya başlamışsa, tepki gereksizdir.
Ekim 28th, 2007 at 04:15
Yellowedbetter, yazdıklarına tamamiyla katılıyorum. Özellikle birlik ve beraberlik sergilemek zorunda olduğumuz bu zor günlerde bütünlüğümüzü koruyucu yönde ve yapıcı adımlar atmamız gerektiğine inanıyorum.
Ancak, açıkçası çevremde hep “benzer duygulara sahip ve benzer tepkileri veren insanları” görüyor olmam da “kamplara ayrılmanın ve bir taraf olmanın açık bir delili olma ihtimali yüzünden” ürkütüyor beni.
Daha açık konuşmak gerekirse, İstanbul’da gerçekleşen tepki yürüyüşleri ve Türk bayraklarımızın evlerin pencerelerinde, balkonlarında asılı olması durumu Diyarbakır’da -kamu çalışanları ve binaları dışında- geçerli bir durum değilse eğer ülke olarak bir bütünlük sergilediğimizden bahsedebilir miyiz acaba ?
Ekim 28th, 2007 at 12:13
Dün Taksim’de otururken ortalama(mübalağa ederek yazıyorum)2 saatte bir yürüyüş oldu diyebilirim.Bir müddet sonra ben de dahil olmak üzere etrafımdaki diğer insanlarda yürüyen gruba bakmaz olduk yani ilgisizleştik.Zaman ayarı iyi yapılmamış tepkiler yüksek tesirler yaratmıyor gerçekten.