Fransız ihtilalinden sonra ortaya çıkan ve günümüzde dahi etkileri hissedilen iki karşıt düşünce sisteminin kurucularıdır Rousseau ve Marx. İkisi de temelde insanın mutlu yaşamasını incelemiş ve karşıt iki düşünce sistemi geliştirmişlerdir. Bu düşüncelerden Rousseau’ nunki devletin varlığı ve gerekliliği, Marx’ ınki de devletin reddi ile sonuçlanır. Bu düşünceleri incelemeden önce bazı sorulara cevap bulmak ve bunları [...]
Okumaya devam edin...24. Ekim 2007
Agnostik kavramları bir kenara bırakarak hayalgücünün zirvesi için nanoteknoloji düşünceleri hayata geçirmeye alfabe olacak artık diyebiliriz. Kömürün içindeki karbon sayesinde elmas elde etmekten tutun da aids virüsünü nanobotlarla inaktif hale getirmeye, hayatı çok basitleştirecek minicik bilgisayarları- moleküler boyuttan bahsediyorum- faaliyete geçirmeye kadar. Kısacası bu teknoloji hiçbir insanlık tecrübesiyle ölçülemeyecek büyük bir devrim. ‘Nano’ kelimesi yunanca ‘nannos’ [...]
Okumaya devam edin...21. Ekim 2007
Şimdiye kadar izlediğim iki soykırım belgeseli(Rwanda‘yı saymıyorum) vardı. Birincisi Yahudi soykırımı, ikincisi cezayir araplarına yapılan soykırım, gerçi uluslararası konseptte bildiğim kadarıyla Fransa’nın yaptığı soykırım olarak kabul edilmiyor savaş halinde olma durumundan dolayı. Biliyor musunuz bilmiyorum fakat ben birazdan bahsedeceğim katliami, soykırımı duymamıştım daha önce. Rastgele gördüğüm bir yazı üzerine biraz araştırma yaptım ve korkunç resimler [...]
Okumaya devam edin...21. Ekim 2007
Benazir Butto Olmak… Vatan özlemiyle yanıp tutuşmak mı, amaçlarını, peşinden gelenleri unutup mücadeleden yılmak güçlünün yanında saf tutmak mı? İslam ülkeleri arasında seçilmiş ilk kadın başbakandı. Yirmi aylık başbakanlık deneyimi karşısında sekiz yıllık sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı. Sürgün zamanını Londra ve Dubai’de geçirdi. Butto zaten siyasetçi bir aileden geliyordu. Harvard ve Oxford’da aldığı eğitimlerden sonra [...]
Okumaya devam edin...20. Ekim 2007
Geç de olsa, iki hafta önce katıldığım bir etkinliği ve aldığım notları paylaşmak istedim. Doğrusu çok şey konuşuldu ve elimde epeyce not birikti. Ben de kolaylık olsun diye bunları, söyleyenin ağzından kısa cümleler şeklinde aktaracağım. ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu (ADT) tarafından, 5 Ekim günü (11:00′da) bir söyleşi düzenlendi. “Seçim sonrası ve referandum öncesi Türkiye” konulu söyleşiye [...]
Okumaya devam edin...19. Ekim 2007
Testere’de, Hannibal gibi, klasik sapık cani katil imajının tam tersine kibar ve öldürme nedenlerini mantık ve felsefe çerçevesinde aktarmayı başarıyor. Açıkçası Krueger ve Jason gibi toplum dışına itilen tiplerin öç almak için geri dönmesiyle oluşan bir dalgadan sonra (ki bu dalga son derece başarılı serileri yarattı) ticari olarak geliştirilen toplumda ansızın beliren ve nedensiz yere [...]
Okumaya devam edin...18. Ekim 2007
Sandık başına gitmekten yorulmayanlar için… Çok konuşulan referandum kapıda… Pazar günü bir kez daha sandık başına giriyoruz. Aslında yüklemde her ne kadar katılımı vurgulamak için 1. çoğul şahıs eki kullanılmış olsam da bu kez sandık seçimlerdeki kadar popüler değil. Muhtarlıklara olan başvurular katılım sayısının düşük olacağını gösteriyor. Bazı köşe yazarları halkın sandık başına gitmemesini yorgunluğa [...]
Okumaya devam edin...18. Ekim 2007
21 Ekim Pazar günü, yani 3 gün sonra bir referandum yapılacak; Türkiye’de Anayasa değişiklik maddeleri halkoyuna sunulacak. Peki ülkede kaç kişi referanduma konu olan Anayasa değişikliklerinin içeriğini biliyor? Türkiye, 21 Ekim’de neyi oylayacak? Hadi daha gerçekçi olalım; kaç kişi haftasonu ülkede bir referandum yapılacağından haberdar? Anayasa değişikliği paketinde Cumhurbaşkanının [...]
Okumaya devam edin...16. Ekim 2007
Birbirinden muhteşem şato, palas ve kale resimlerini, fotoğraflarını ve bilgilerini bulabileceğiniz bir site. Açıkçası ben çok etkilendim fotoğraflardan, çok güzel bir çalışma olmuş, bakmanızda yarar var. Roxanneardary
Okumaya devam edin...16. Ekim 2007
Bugün internette dolaşırken gördüğüm bir yazı, çok begendim sizinle paylaşıyorum. Hak ve adaleti tesis etme gayreti göstermek yerine insanların katledilmesine etnik köken ekseninde birtakım mazeretler üretenler ve bundan siyasi olarak nemalananlar bugün şehit askerlerimizin ardından timsah gözyaşı döküyor olmalılar. Zira kalleşçe öldüren, katleden, yok eden kimselerin ne ırkı önemlidir, ne kökeni, ne de milliyeti. Zorbalık eden [...]
Okumaya devam edin...
25. Ekim 2007
4 Yorum yapılmış