RSS

Aşk

Pts, Kas 19, 2007

Serbest Yazı

Tell a Friend

au.jpg

Gecenin tam üçü, perdeyi aralıyor, dışarı bakıyor; sokak lambasının aydınlattığı o küçücük sahneden ve loş ışığın içinden geçerek boş sahneye düşen yağmur damlalarından başka birşey yok, gerisi karanlık. Rüzgarsız gece, sadece yağmur sesi geliyor dışarıdan, gerisi sessizlik, bir kaç kelime dahi dökülüverse dudaklarından bütün şehir duyacak sanki. O saatlerde ne hissederseniz gerçektir ve ne söylerseniz duyulur. Konuşmak istiyor ama ‘yok’. Pencereyi açıyor, sonbahar soğuğu vuruyor yüzüne, üşümüyor. Avucunu bir kaç saniyeliğine dışarı uzatıyor. O’na.

Bir ay kadar önceydi; sonbaharın daha griye çalmayan günlerinde, akşam telaşında kalabalığın arasında onu ilk gördüğünde ne hissettiğini hemen o an oracıkta söylese deli der miydi? Ya göğüs kafesinden karnına doğru inen o sızı elevermiş olabilir miydi acaba kendisini? Sırtını yasladığı ‘duvar’, o önünden geçen insan seli, uğultu olmasa yine rahatlıkla ayakta durup hayranlıkla gözlerinin içine bakabilir miydi? Avucunu geri çekti, en az ‘onbeş saniye’ geçmiş, damlalar birikmiş, gülümsüyor şimdi.

I

·····

“Emeklediğim, koştuğum, düştüğüm ve kalktığım heryerde, her zaman başucumda sadece senin olmanı istiyorum, seninle uzun bir yolculuğa çıkalım, birbirimizi ve dünyayı keşfe, hiç mi hiç ayrılmayalım…”

·····

Saat şimdi dört, tanyerinin ağarmasına daha var, ilk ışığıyla karanlığı yırtmasını, buraları aydınlatmasını sabırsızlıkla bekliyor. Geleceğini biliyor.

II

·····

“Sınırsız ve hesapsızca seveceğiz, sevgimizle büyüyeceğiz, umudu ve inancı birlikte öğreneceğiz, yaşayacağız gerçekten, sımsıkı sarılacağız birbirimize ve ‘bir’ olacağız.”

“Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim demiş” şair, ben bin kelimeye

bir anlam yüklediğim zaman sana sesleniyorum, her ne söylersem söyleyeyim, her ne yaparsam yapayım tek bir anlamı var: Aşk

“Önce birkaç damla sonra çağlayan.. kalbimin bütün odalarına dolup taşan bu nehir ruhuma can veriyor şimdi, anla beni…”

·····

Bu defa kendi sesini duyabiliyor, öyleyse o da duyuyordur. Bundan emin.

Penceresinden içeri sızan ışık şimdi dışarıdaki sahneyi genişletiyor, görüyor; yollar, evler, arabalar, insanlar ve insancıklar katılıyor o küçük sahnesine. Sonbahar şimdi açıkca seçilebiliyor dışarıda, yaprakları sararmış, yaprakları dökülen ağaçlar, kendisi ve o’nun dışında solgun herşey doğanın uykuya dalmak üzere olduğunu apaçık gösteriyor ama biliyor ki bahar yine gelecek, yine uyanacak doğa ve çiçekler açacak.

III

·····

“Gözlerimi açıp uyandığımda ‘papatyaM’ı bütün güzelliğiyle karşımda görmek istiyorum.”

·····

Ve aydınlık.

Share This Post

Yazar:

Ad Lucem Didamangisa´da 21 yazıya sahip .


Yorumunuzu Yazınız.