RSS

Buttoların kaderi, Pakistan’ın kaderi

Cum, Ara 28, 2007

Asya, Köşe Yazısı

Tell a Friend

Butto suikastı gösterdi ki Müslüman toplumlarda laiklik olmadan demokrasi yaşayamıyor

Babası seçimle aldığı başbakanlığı askeri darbeyle bıraktı ve idam edildi. Kızı seçimle aldığı başbakanlığı seçimle bıraktı, ama bir başka askeri darbe sonucu yasak ve sürgün yedi, dönüşünde suikasta kurban gitti. Babası 1979′da Ravalpindi’de idam edilmişti, kızı da Ravalpindi’de öldürüldü. Butto ailesinin yakın tarihi, Pakistan’ın demokratikleşme çabasıyla aynı kaderi paylaşıyor. İktidara seçimle gelmenin bedeli ölüm oluyor.
Dün bir suikasta kurban giden Pakistan Halk Partisi lideri Benazir Butto, siyaset bayrağını partinin kurucusu olan babası Zülfikar Ali Butto’dan almıştı. Zülfikar Ali Butto, ilk kez 1971′de başbakan oldu; 1977 seçimlerinde tek başına iktidara gelmesi ardından ise ortalık karıştı. Bir dizi siyasi cinayet, kanlı gösteriler derken aynı yıl Genelkurmay Başkanı Ziya Ül Hak askeri bir darbeyle yönetime el koydu. Butto, 1974 yılında bazı muhalif siyasetçilerin suikasta kurban gitmesinden sorumlu tutularak Nisan 1979′da asılarak idam edildi.
Daha üç ay önce İran’da İslam Devrimi gerçekleşmişti. Afganistan’da 1978′de başlayan Sovyet işgali, İran’ın da kaybıyla Pakistan’ı ABD ve aslında bütün dünya için bulunmaz müttefik haline getirdi. Sovyetler’e karşı Gülbeddin Hikmetyar mücahitleri ve Taliban hareketi Pakistan üzerinden silah ve parayla desteklendi, uyuşturucu ticaretine göz yumuldu. Gelecekteki El Kaide örgütlenmesine böylece yol açıldığının o zaman kimse farkında değildi.
General Ziya Ül Hak’ın 1988′de, İran-Irak savaşı sona ererken, ABD Büyükelçisi’nin de içinde bulunduğu şaibeli bir uçak kazasıyla ölümünün hemen ardından yapılan seçimlerde, Benazir henüz 33 yaşındayken Pakistan’a başbakan oldu. Müslüman dünya ilk kez bir kadın başbakanla tanışıyordu. Bu görevi, Yüksek Mahkeme tarafından usulsüzlük suçlamalarıyla görevden alınana dek iki yıl kadar sürdü.
Ama Benazir dişliydi. 1993 seçimlerinde yeniden iktidara geldi. Bu dönem Türkiye’de de hoş bir deneyim olarak başlayıp felaket bir deneyim olarak biten Tansu Çiller’in başbakanlık dönemi vardı. İki Müslüman ve laik hanım başbakan birlikte çekici pozlar verdiler; Bosna’yı birlikte ziyaretleri foto muhabirlerine iyi malzeme verdi. Ne yazık ki, başbakanın kocasının karıştığı yolsuzluk iddiaları nedeniyle bu dönem de 1996′da sona erdi. Yeni Başbakan Navaz Şerif döneminde İngiltere’de sürgün hayatını tercih etti. Tuhaftır ki, 2001′deki Genelkurmay Başkanı Pervez Müşerref’in darbesi ardından Şerif de sürgün hayatı yaşamak zorunda kalacak, o ise Suudi Arabistan’ı tercih edecekti.
Müşerref’in ABD’yi kendisiyle işbirliğine ve desteğe zorlayan iki temel silahı vardı:
1- Hindistan’la rekabeti sonucu elde ettiği atom bombası. Bu bombanın, nispeten esnek bir Şeriat yönetiminin tepesinde katı disiplinli bir ordunun elinde olmaktansa, Şeriat kurallarını kesinkes uygulayacak, örneğin Taliban ya da El Kaide’ye sempati duyan İslamcı bir yönmetimin eline geçmesi ihtimali, Vaşington’un uykusunu kaçırıyordu.
2- Müşerref, Afganistan’da El Kaide’ye karşı sürdürülen savaşta ABD ve mütefiklerine yardımcı oluyordu. Tabii işine geldiği ölçüde demek daha doğru olur, çünkü Usame bin Ladin ve Eymen El Zevahiri başta olmak üzere Kaide liderliğinin Afgansitan ile Pakistan sınırındaki kontrolü zor dağlık arazide saklandığı düşünülüyordu.
Müşerref’in başı bu yılın başından itibaren önce Yüksek Mahkeme ile belaya girdi. Ardından sürgündeki liderlerin ülkeye dönmesi ve seçimlerin yapılması gündeme geldi. Dokuz gün sonraki seçim henüz iptal edilmiş değil. Hem Şerif, hem Butto’nun dönüşlerinde kanlı olaylar yaşanmıştı, dün de suikast haberi geldi, artık Butto yok. Daha Kasım ayında yeniden
’seçilişi’ nedeniyle Müşerref’i kutlamak için İslamabad’a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha fazla kan dökülmemesini diledi, ABD kınadı, rüzgâr değişti, ama durum vahim.
Başa dönersek şu tartışmayı yapmak gerekiyor: Müslüman toplumlarda çoğulcu demokratikleşmenin düşe kalka da olsa tek örneği Türkiye. Bunu, her şeyden çok daha Osmanlı zamanından başlayan, Cumhuriyet’le sıçrama yapan idarenin laikleşmesine borçlu. Laikliği ilke olarak benimsemeye cesaret edemeyen Müslüman toplumlarda ne kadar iç ve dış zorlama olsa da demokrasi çabalarının sonu kan, hüsran ve daha çok baskı oluyor. Belki asıl çıkarılması gereken ders budur.

Murat Yetkin

Radikal Gazetesi

Aralık 28, 07

Share This Post

Yazar:

unimed Didamangisa´da 3 yazıya sahip .


1 Bu yazı için yapılan yorumlar.

  1. admin:

    Butto’yla ilgili garip ve pek de gerçeği yansıtmayan bir yazıyla karşılaştım, yine de okumakta fayda var:

    Benazir Butto Gizemli ve gene KABALACI bir örgüt olan PHI BETTA KAPPA üyesiydi.

    Nedir bu Phi Betta Kappa?…
    Nedir bu “Sır Kardeşliği”

    Kabalacı bir Hukuk profesörü olan Adam Weishaupt 1776 yılında Almanya’nın Münih kentinde,
    dünyanın en karanlık ve gizemli örgütü olarak bilinen İlluminati’yi kurarken, aynı yıl
    Amerika’nın Harward Üniversitesi’nde de ilginç bir cemiyet doğuyordu.
    Adı Phi Beta Kappa idi. Phi, ezoterik (gizemli) örgütlerin en bilinen sembolüydü;
    Altın Oran! Beta ve Kappa ise Yunanca alfabesindeki 2’inci ve 9’uncu harf.

    Bugüne kadar hiç kimse bunun anlamını çözemedi.

    Phi Beta Kappa, Amerika’nın ilk gizli cemiyeti olarak tanındı.

    Zamanla garip ritüelleri olan bir “sır kardeşliği!” olarak dikkatleri üzerinde çekti.

    Bütün gizemli örgütler gibi sadece üyelerin bildiği bir “gizlilik yeminleri” vardı.

    1831 yılında Amerikan kamuoyunda masonlara yönelik büyük bir tepki oluştu.

    Phi Beta Kappa cemiyeti de masonlukla suçlandı.

    Cemiyet bu tepkiler üzerine 1831 yılında “gizli yemini” kaldırdıklarını açıklamak zorunda kaldı.

    Bundan bir yıl sonra 1832’de yine Amerikan tarihinin en tartışmalı diğer bir gizli örgütü Kurukafa ve Kemikler Cemiyeti kuruldu.

    Bu yeni örgütün kurucuları aynı zamanda Phi Beta Kappa üyesi olan William Huntington Russel ile Alphonso Taft’tı.

    Phi Beta Kappa, kurulduğu günden itibaren, üye olabilmenin en zor olduğu cemiyetlerin başında geliyor.

    Asil ve zengin bir aileden gelmek ilk şartlardan biri.

    (Cemiyet’in http://www.pbk.org adlı internet sitesinde yer alan bilgilere göre;

    2009 yılı üyelik başvuruları, 2006 yılında sona ermiş.

    Sadece başvuru formu bile 2 bin dolar.

    Başvurunuz dikkate alınırsa sınava giriyorsunuz.

    Sınava giriş bedeli ise 10 bin dolar.

    Bu rakamları ödeseniz bile üye olabileceğiniz anlamına gelmiyor.

    Son kararı cemiyet yönetimi veriyor.)

    Üyeleri de en az Phi Beta Kappa kadar ünlü oldu.

    Amerikan Başkanları Theodor Rooswelt, Woodrow Willson, Jimy Carter, halen Amerikan Başkanı olan George W. Bush, Phi Beta Kappa üyesiydi.

    Telefonu bulan Graham Bell, ünlü fizikçi İsaac Newton da öyle.

    Sonra ünlü stratejist Henry Kissinger, dünyanın en zengin isimlerinden Nelson Rockfeller..

    Başkan Adayı Hilary Clinton, Dışişleri Bakanı Condolezza Rice..

    Hepsi Phi Beta Kappa üyesiydi.

    Phi Beta Kappa en ünlü üyelerinden biri geçtiğimiz günlerde dünyayı sarsan büyük bir suikaste kurban gitti.

    1973 yılında Cemiyet’in üyeliğine layık görülmüştü.

    1988 yılında ise bir İslam ülkesinde Başbakanlığa kadar yükselen ilk kadın oldu.

    O da Benazir Butto’ydu!…

    Sizlere Phi beta Kappa ile ilgi biraz daha bilgilendirmek istiyorum.

    Phi Beta Kappa’ nin azalari

    Bushrod Washington — William & Mary, 1778
    John Marshall — William & Mary, 1780
    James Kent — Yale, 1781
    John Quincy Adams — Harvard, 1787
    Eli Whitney — Yale, 1792
    Joseph Story — Harvard, 1798
    Daniel Webster — Dartmouth, 1801
    John Calhoun — Yale, 1804
    Samuel Morse — Yale, 1810
    Rufus Choate — Dartmouth, 1819
    Nathaniel Hawthorne — Bowdoin, 1824
    Henry Wadsworth Longfellow — Bowdoin, 1825
    Chester A. Arthur — Union, 1848
    Oliver Wendell Holmes — Harvard, 1861
    Robert E. Peary — Bowdoin, 1877
    William Howard Taft — Yale, 1878
    John Dewey — Vermont, 1879
    Theodore Roosevelt — Harvard, 1880
    Charles Evans Hughes — Brown, 1881
    Charles McLean Andrews –Hartford 1884
    George Santayana — Harvard, 1886
    Bernard Baruch — CUNY, 1889
    W. E. B. Du Bois — Fisk, 1890
    Bainbridge Colby — Williams, 1890
    Learned Hand — Harvard, 1893
    Alexander Meiklejohn — Brown, 1893
    Harlan Fiske Stone — Amherst, 1894
    Owen Roberts — Pennsylvania, 1895
    Felix Frankfurter — CUNY, 1902
    Elihu Root — Hamilton, 1903
    John Foster Dulles — Princeton, 1908
    Owen Brewster — Bowdoin, 1909
    Harold Hitz Burton — Bowdoin, 1909
    Walter Lippmann — Harvard, 1909
    Paul Douglas — Bowdoin, 1913
    Pearl Buck — Randoph-Macon, 1914
    James Conant — Harvard, 1914
    Dean Acheson — Yale, 1915
    Archibald MacLeish — Yale, 1915
    Charles Hamilton Houston — Amherst, 1915
    Alfred Kinsey — Bowdoin, 1916
    Paul Robeson — Rutgers, 1919
    William O. Douglas — Whitman, 1920
    Herbert Brownell, Jr. — Nebraska, 1924
    Countee Cullen — N.Y. University, ca. 1926
    Alger Hiss — Johns Hopkins, 1926
    Harry Blackmun — Harvard, 1929
    Lewis Franklin Powell, Jr. — Washington & Lee, 1929
    Nelson A. Rockefeller — Dartmouth, 1930
    Clement Greenberg — New York, 1930
    Jonas Salk — CCNY, 1930
    Carl Albert — Oklahoma, 1931
    Dean Rusk — Davidson, 1931
    Daniel Boorstin — Harvard, 1934
    Richard Helms — Williams, 1935
    Ed Muskie — Bates, 1936
    Robert McNamara — Berkeley, 1937
    Potter Stewart — Yale, 1937
    Byron White — Colorado, 1937
    Caspar Weinberger — Harvard, 1938
    Ella T. Grasso — Mt. Holyoke, 1940
    John Paul Stevens — Chicago, 1941
    Betty Friedan — Smith, 1942
    Phyllis Schlafly — Washington U., 1943
    Peter Gay — Denver, 1946
    Frank Church — Stanford, 1947
    Robert Bork — Chicago, 1948
    George H. W. Bush — Yale, 1948
    William Rehnquist — Stanford, 1948
    Brock Adams — Washington, 1949
    Edward O. Wilson — Alabama, 1949
    Henry Kissinger — Harvard, 1950
    Pat Robertson — Washington & Lee, 1950
    Susan Sontag — Chicago, 1951
    Stephen Sondheim — Williams, 1952
    John Shelby Spong — North Carolina, 1952
    Thomas R. Pickering — Bowdoin, 1953
    Ruth Bader Ginsburg — Cornell, 1954
    Dick Lugar — Denison, 1954
    Victor Navasky — Swarthmore, 1954
    John Updike — Harvard, 1954
    Ralph Nader — Princeton, 1955
    Gloria Steinem — Smith, 1956
    Elizabeth Dole — Duke, 1958
    Anthony Kennedy — Stanford, 1958
    Kris Kristofferson — Pomona, 1958
    Stephen Breyer — Stanford, 1959
    Francis Ford Coppola — Hofstra, 1959
    Bob Graham — Florida, 1959
    Robert Nozick — Columbia, 1959
    Richard Posner — Yale, 1959
    Robert E. Rubin — Harvard, 1960
    Fay Vincent — Williams, 1960
    Pat Schroeder — Minnesota, 1961
    David Souter — Harvard, 1961
    Lamar Alexander — Vanderbilt, 1962
    Tom Brokaw — South Dakota, 1962
    Lynne Cheney — Colorado C., 1962
    Richard Epstein — Columbia, 1963
    David Satcher — Morehouse, 1963
    James Woolsey — Stanford, 1963
    Michael Crichton — Harvard, 1964
    Joseph Lieberman — Yale, 1964
    Angela Davis — Brandeis, 1965
    Paul Wellstone — North Carolina, 1965
    William Weld — Harvard, 1966
    Bill Clinton — Georgetown, 1968
    Laurie Anderson — Barnard 1969
    Hillary Clinton — Wellesley, 1969
    Jon Corzine — Illinois, 1969
    Frank Easterbrook — Swarthmore, 1970
    David M. Rubenstein — Duke, 1970
    Louis Freeh — Rutgers, 1971
    Nadine Strossen — Radcliffe, 1972
    Benazir Bhutto — Radcliffe, 1973
    Jeb Bush — Texas, 1973
    Elijah Cummings — Howard, 1973
    E.J. Dionne — Harvard, 1973
    Condoleezza Rice — Denver, 1974
    Susan Collins — St. Lawrence, 1975
    Gale A. Norton — Denver, 1975
    Lawrence B. Lindsey — Bowdoin, 1976
    Jennifer Granholm — Berkeley, 1980
    Nicholas D. Kristof — Harvard, 1981
    George Stephanopoulos — Columbia, 1982
    Miguel Estrada — Columbia, 1983
    Dinesh D’Souza — Dartmouth, 1983
    Daniel Pearl — Stanford, 1985
    Jeff Bezos — Princeton, 1986
    Paul Clement — Georgetown, 1988
    Ashley Judd — Kentucky, 1990
    Anne Dias-Griffin — Georgetown, 1993
    Stephanie Herseth — Georgetown, 1993
    Tristan Taormino — Wesleyan, 1993
    Jori Chisholm — Puget Sound, 1997
    Peyton Manning — Tennessee, 1997

    Seref azalari:

    Martin Van Buren
    Franklin Pierce
    Rutherford B. Hayes
    James A. Garfield
    Grover Cleveland
    Alexander Graham Bell
    Mark Twain
    Woodrow Wilson
    Calvin Coolidge
    Franklin D. Roosevelt
    Harry S. Truman
    Dwight D. Eisenhower
    Jimmy Carter
    Isaac Asimov
    Leonard Bernstein
    Ralph Waldo Emerson
    Robert Frost
    Helen Keller
    Washington Irving
    Carl Sandberg
    William T. Sherman
    Booker T. Washington
    Henry Adams
    Henry James
    Murray Gell-Mann
    Louis Brandeis
    John D. Rockefeller

Yorumunuzu Yazınız.