Merkez Bankası anlayışının oluşması, İngiltere’de altın tacirlerinin(Goldsmiths) altınlarını rehin ettiren insanlara “Goldsmith Notes” adında evrak dağıtmasıyla başladı denebilir.
Haber programlarında en fazla zikredilen kelime araştırması yapılsa kuşkusuz enflasyon sözcüğü başı çekenlerden biri olur. Latince menşeili bu kelimeye şişkinlik, fazla artış, ihtiyaç fazlası ve benzeri anlamlar yüklendi. Bu olgu iktisat ilminde fiyatlar genel düzeyindeki artışa karşılık gelirken, Türkiye’de de birçok parametreye bağlı bir sorunsal halini aldı. Bu sorunsalın önüne geçmek ve alt seviyedeki yüzdelerden birini tutturarak ekonomide istikrarı sağlamak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın en önemli yükümlülüğüdür.
Merkez Bankası anlayışının oluşması, İngiltere’de altın tacirlerinin(Goldsmiths) altınlarını rehin ettiren insanlara “Goldsmith Notes” adında evrak dağıtmasıyla başladı denebilir. Goldsmiths Notes adı verilen bu evrağın el değiştirmesiyle de kağıt paranın doğuşu gerçekleşti. Kağıt para kullanımının kolay olması Goldhsmits Notes’ların sürekli yer değiştirmesini sağlarken tutulan altınların zamanla artmasını sağladı. Bu durum devletin parasal ihtiyaçlarını gidermek için kurulan Bank of England’a örnek teşkil etti. Bank of England işlevsel olarak Merkez Bankası’na temel oluşturabilecek ilk bankadır. İngiltere’den sonra diğer ülkeler de MB’nin sağladığı kolaylığı fark edip bu sisteme geçiş yaptı.
Türkiye’de TCMB’nin kurulum çalışmaları 1920 yılının ilk yarısında başlamasına rağmen mali zorluklar nedeniyle TCMB 1930 yılında ülke hizmetine sokulabildi. TCMB, tam anlamıyla bir devlet bankası olarak kurulmamış ve şuanda da tamamen bir devlet bankası konumunda değildir. Tam anlamıyla bir devlet kuruluşu olmaması hem de devlet adına görevleri olması nedeniyle TCMB diğer bankalardan hukuk nezdinde farklı bir durumda. Hatta “MB ile ilgili açık olmayan hukuki durumlarda MB, özel tüzük yargılarına tabii bir anonim şirkettir” anlamını karşılayan bir madde TCMB tüzüğünde geçmekte.
Neden Türkiye Cumhuriyet(i) Merkez Bankası değil de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası?
TCMB’nin kuruluş yıllarında Osmanlı devleti döneminde Fransa ve İngiltere sermayesiyle kurulan Osmanlı Bankası’nın şartlı olarak aktif olması söz konusuydu; bu nedenle bir karşıklığa mahal vermemek için Türkiye’nin yeni oluşturulan Merkez Bankası’na, Cumhuriyet Merkez Bankası denildi.
MB, kuruluş kanunu nezdinde para basmak, ekonomi likiditesini ayarlamak ve bankalara ödünç para vermekle yükümlü bir emisyon(Kağıt para, tahvil, bono ve hisse senetlerinin ilk kez piyasaya sürülmesi) bankasıdır. Faiz ve kur politikalarını belirlemek hususunda söz sahibi olmasının koşutunda ülkenin iktisadi kalkınmasından da sorumludur. Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılarda aldığı kararlar doğrultusunda piyasaya müdahale ederek iktisadi dengeleri ülke ekonomisi adına değiştirmeye çalışır. Banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikalarına yardımcı bir kurumdur. Kısacası hükümet’in para politikasına ve ekonomik hedeflerine uygun davranmak kaydıyla bağımsız yetkedir. Bu noktada denilebilir ki TCMB ülke için en önemli kurumlardan biridir çünkü bankanın her yaptığı müdahalede iktisadi değerler azalıp artmakta, başka bir deyişle müdahaleler servetimizin seyrine yön vermektedir. Örneğin iki tane kur politikası var, birincisi sabit kur; bu kur kamuoyunun beklentilerini karşılamakta önemli bir etken olup enflasyonla kuvvetli etkileşimdedir. Dışarıdan gelen beklenmeyen durumlara karşı esnek değildir. İkinci kur olan dalgalı kurda ise; kamuoyu beklentileri enflasyon üzerinde toplanır. Kurun teorik olarak sürekli risk taşıması kısa vadeli sermaye hareketlerini sınırlar. Dışarıdan gelen beklenmeyen durumlara karşı ise direnci mevcuttur. Bu iki kur politikasından ülke ekonomisine daha yararlı olabilieceği düşünülen politika TCMB tarafından seçilerek uygulanır.
TCMB bağımsız bir kuruluştur fakat sonuçta bağımsızlık zatî saygı ve bir maharatle oluşur. Bağımsızlık yazılı yazılardan ziyade uygulamalar ve o uygulamaların sağlayacağı saygı ortamıyla kazanılabilir. Her ne kadar TCMB tek kişinin tekel’inde olan bir kurum olmasa da kurumun başındaki şahıs’ın kararları ülke ekonomisine yön vermektedir. Dolayısıyla iktidarın emrinde olmamalıdır; aksi takdirde bağımsızlıktan söz edilemez. İktidarın menfaatine uygun düşen kararlar ülke ekonomisine uygun olamayabilir, bu suretle TCMB kendi karar aşamaların müzakeresini sadece kendi içinde yapmalıdır.
Cumhuriyet Merkez Bankası hangi sınırlara kadar parasal yetkedir?
TCMB, para basma ve paranın piyasaya arzını dövizle takas olarak istediği ölçülerde gerçekleştirebilir mi, gerçekleşme durumunda piyasada neler olabilir, olabilecekleri engelleyebilecek bir etken mevcut mudur? Örneğin dolar kurunun sürekli aşağıya doğru seyri ülke ekonomisini rahatsız etmekte ve TCMB tarafından yükseltilmek istenmekte olsun. Bu durumda TCMB piyasadan döviz çekerek piyasaya YTL sürer, bu işlem doların değer kazanmasını sağlar fakat TCMB döviz rezervleri sınıra ulaştıysa bu işlem yapılamaz. Aynı zamanda döviz çektikten sonra başka mihraklar tarafından piyasaya döviz sürülürse de TCMB etkisiz kalabilir. Döviz kurunun düşük ve faiz oranlarının cazip olması yerli ve yabancı yatırımcının doğrudan olarak Türkiye’de iş yapma ilgisini artırır; aynı şekilde portfoy yatırımcısının da Türkiye ile alakasını devam ettirmesini sağlar. Bu yüzden TCMB’nin yaptığı herhangi bir etkiye karşı kurumların yada kişilerin menfaatleri doğrultusunda tepki gösterebilir. Mesela bahsettiğimiz konuda piyasadan döviz çekildikten sonra piyasaya başka odaklar tarafından döviz sürülmesi gibi.
Son olarak köşe yazarlarımızın da sürekli değindiği gibi havuz olayından bahsedeyim. Bir havuz düşünün siz bu havuzu ne kadar boşaltırsanız boşaltın dışarıdan birileri bu havuzu sizin hızınızla dolddurmaya devam ederse devir-daim yapmaktan başka hiçbir reel sonuca ulaşamazsınız. Bu noktadan sonra da boşaltmayı hedeflemek yerine sadece taşmasını önlemeyi hedef alabilirsiniz. TCMB’nin durumu da buna benzetilmekte. TCMB ne kadar müdahale ederse etsin bazan bir şekilde bu müdahalelere karşılık verilebilmekte; bu da bankanın ülke ekonomisine katkı sağlamasını engellemektedir. Ekonomistlerimiz bu durumu şöyle ifade eder:”Cumhuriye Merkez Bankası’nın tek görevi ülkenin kalkınmasını sağlamak değil, mevcut durumu muhafaza etmek”.
Burak Özgen GÜNER
Perspective, Yaz 2006
Galatasaray Üniversitesi İşetme Kulübü Yayını
Kaynak: Radikal Gazetesi, Zaman Gazetesi, Ekonomi Politikası(Mahfi Eğilmez, Erkan Mumcu), İktisat(Aydın Türkbal), BusinessWeek, Devrim Çağı(E.J. Hobsbawn), www.ntvmsnbc.com, TCMB.

Yorumunuzu Yazınız.