| Liberaller, Ulusalcılar, İslamcılar ve Ötekiler Haluk Şahin |
Milliyet Gazetesi yazarı Devrim Sevimay ve Haluk Şahin arasında yapılan söyleşiden ortaya çıkan kitap “Peki, ÖTEKİLER ne olacak?” sorusuna cevap ararken Türk medyasının 80′ yılı itibariyle geçirmiş olduğu evrimi belki de devrimi bize çok açık örneklerle ve ilginç saptamalarla nispeten yorumsuz bir şekilde anlatıyor. Medyanın, yazarların ve düşünürlerin geçirdiği değişimin yanısıra iktidar partilerinin medyayı nasıl kullanmaya çalıştıklarını, kimler aracılığıyla ve hangi bağlantılarla amaçlarına muktedir olduklarını ya da olamadıklarını da net bir biçimde ortaya koyuyor. Haluk Şahin; Liberal, ulusalcı, islamcı ve pek tabii ötekiler gibi sıfatların gelişme süreçlerini, tam olarak neleri karşıladıkları üzerine yorum yaparken bir çok konu hakkında gözümüzden kaçanları bize gösteriyor.
Kitabı okurken her ne kadar anakronizm’e girmemeye çalışsam da bugüne benzettiğim bir çok olayla karşılaştım. Kitabı okunası yapan en önemli etkenlerden bir de bu.
Kitaptan bir kaç cümleye yer vereceğim.
Merhum Turgut Özal’ın medyayı ele geçirme arzusu üzerine geçen konuşmada, Haluk Şahin:
“Özal’ın Asil Nadir‘i teşvik ettiği, hatta Günaydın‘ın bizzat aracılık yaptığı söylenir. Asil Nadir o zamanlar Londra’nın en çok para kazanan, en parlak,”blue ribbon” dedikleri mavi kurdeleli, Polly Peck hisselerinin sahibi, Kıbrıslı bir işadamı.(…) İşte bu Asil Nadir üç gazete ve 14 dergiyi satın alıverdi kısa bir sürede.(…) Ancak, peri masalı çok sürmedi. İngilizler şu ya da o sebeple Asil Nadir’le uğraşmaya başladılar. (…) Londra’da batan bir Asil Nadir’in Türkiye’de sürekli para emen gazeteleri, dergileri beslemeye devam etmesi mümkün değildi. Asil Nadir’in Babıâli’yi ele geçirme projesi böylece bozgunla sonuçlandı. Eeee, ne de olsa babıâli netametli kale…”
Bunun üzerine Sevimay’ın ” Bunu söylerken kimler geçiyor gözünüzün önünden” sorusuna da Haluk Şahin, Turgut Özal’dan günümüze kadar iktidar olmuş bir kaç partiden bahsedip nasıl hareket ettiklerini açıklıyor.
Türk Medya Tarihi’ne bir merakınız varsa okunması gereken bir kitap. Haluk Şahin ve Devrim Sevimay’ı tebrik etmek gerekir çok büyük bir boşluğu dolduran bir kitap olmuş.
Esen Kalın…

Yorumunuzu Yazınız.