“Seni anlıyorum; ve bence bu konuda kesinlikle haklısın.” “Seni anlamaya çalışıyorum; fakat şu noktada hala hatalı olduğunu düşünüyorum.” “Üzgünüm; ama seni anlayamıyorum. Bunu nasıl yapabildin?” Sosyal ilişkilerimiz bir bakıma birilerini anlamak ya da anlayamamak üzerine kuruluyken, arada bir dönüp kendimizi ne kadar anlayabiliyoruz diye de bakmak gerek. “Hayatta yapmam.” dediğimiz şeyleri hangi sıklıkta yaptığımız da belki [...]
Okumaya devam edin...20. Nisan 2008
Milliyetçi Hareket Partisi 301′in kaldırılmasıyla ilgili bir video hazırlamış. Video’da önce “Çanakkale İçinde” türküsüyle Çanakkale savaşından enstantaneler gösterilirken sonrasında -yanılmıyorsam- Çanakkale Anıtı’nın silüeti önünde şehitlerimizin isimleri sayılıyor. Aksiyon filmi müziğini aratmayacak bir müzikle ilk kısım son buluyor. İkinci bölümde 301′den rahatsız olanlar 3 grupta sıralanıyor ve iki üç cümleyle reklam son buluyor tabii yine aksiyon [...]
Okumaya devam edin...19. Nisan 2008
“Yeni Kadın”ın Avrupa çeşitlemesinin oluşmasında Cumhuriyetçi ve Sosyalist hareketlerin yadsınamaz bir rolü olduğu görülüyor. Fransız ütopik sosyalisti Henri de Saint-Simon’un (1760-1825) Parisli çevresinde kadınlar, edebiyat dünyasına giriyor, yeni yaşam ve giyim biçimleri deniyorlar. Bu arada mahalle baskısı tüm şiddetiyle sürüyor, hatta boşanma yasaklanıyor, ama “cinsel özgürlük hareketi”nin doğmasına engel olunamıyor. 1848 Devrimi ve onu izleyen [...]
Okumaya devam edin...19. Nisan 2008
Önce şu tesbiti yapalım: geçtiğimiz ayın olaylı makalesi “İçerden Mırıldanmalar”da bahsi geçen “Yeni Kadın” (“New Woman”) kavramı, yeni değil. “Yeni kadın” ibaresi, 1800’lü yılların sonlarına doğru gündemdeki “Sahici Kadın”(“True woman”) tanımını geçersiz kılan bir fenomeni vurgulamak üzere geliştirilen yeni bir tanım. “Hanım kadın” “Sahici kadın,” bizim “hanım kadın” tanımımıza yakın geliyor. Ancak, İsevi tınısı doğal olarak daha [...]
Okumaya devam edin...16. Nisan 2008
Lazca Rock müziğin Zuğaşi Berepe‘lerden sonraki en önemli temsilcisi Marsis ile Lazebura‘dan Otanuşi arkadaşımız bir söyleşi yapmış. Buraya da koymak istedim. MARSİS Korhan Özyıldız: Vokal Ceyhun Demir: Kemençe, Geri Vokal Evren Arkman: Bas gitar,Geri Vokal Çağatay Kadı: Elektrik Gitar Mustafa Gökay Ferah: Tulum Reşat Saral: Davul Velican Sagun: Perkusyon Lazebura: Grup adını, Kaçkarların bir zirvesinden alıyor. Bunun özel bir nedeni var mı? Abu-Çağlayan [...]
Okumaya devam edin...4. Nisan 2008
Fenerbahçe müthişti, harika oynadı, maçın hakkı buydu diyemeyeceğim değil ama demiyorum, diyeceğim artık Fenerbahçe bir Avrupa Takımı olduğunu kanıtladı. Hatırlanır mı bilmiyorum ama eskiden Türk takımları 80 dakka harika oynayıp son dakikalarda yedikleri gollerle kaybederlerdi maçları. Bu şekilde maç kazanan takımları Avrupa Takımı olarak nitelerdik, oynamasalar da maçı kazanabiliyor, büyük takım bunlar derdik. Şimdi görüyoruz ki [...]
Okumaya devam edin...4. Nisan 2008
7-8 yaşlarındaydım, uzun zamandır yanımda dolaştırdığım, evimde beslediğim bir kedim vardı, hayatımdaki her önemli anda tüylerini okşayıp, beslemekten vazgeçemediğim. O kediyi babam eve getirene kadar, paylaşmak, sahiplenmek ya da hayvan sevgisi hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Herşey o, evdeyken oldu. Çok sevimliydi, bembeyaz tüyleri yemyeşil gözleri vardı, küçücüktü, gözlerini kocaman açar okşanmak için [...]
Okumaya devam edin...4. Nisan 2008
Fenerbahçemizin, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final ilk maçında, Kadıköy’de, İngiliz Chelsea takımını yenmesi, tüm Avrupa ve dünya basınında geniş yankı buldu. Fenerbahçemizin, 2-1′lik galibiyeti, İngiltere’den İspanya’ya Çin’den Brezilya’ya kadar dünyanın dört bir yanında ses getirdi. İngiliz Basını “Şok” ifadesini kullanırkan, mağlubiyeti oyuncuları Drogba ve Ballack’ın ifadeleriyle kendi resmi internet sitelerinde yorumlayan Chelsea kulübü ise “Hala umut [...]
Okumaya devam edin...1. Nisan 2008
Hayatın gelgitlerine kapıldın mı bitmişsindir. Ne geri gelmek vardır sevdalarından, ne de gidebilirsin uzaklara. Kendi yarattığını düşündüğün girdaplarında dönelirsin. Bundan sonrası onaltı yaşındaki bir çocuğun “ben hayatı çözdüm”cülüğüdür. Başarılar dilerim… Kafa sallamak korkaklıktır. İnsanlarda şu “beş ne bir ka” sorgulamacılığının olmaması beni şaşırtıyor. Aslında burada “insanların böyle davranmamasına şaşmamalı” ukalalığı da yapabilirim ancak bunu hayatının sırrını [...]
Okumaya devam edin...
30. Nisan 2008
8 Yorum yapılmış