Oturuyorum çünkü doğum günü ve çağırdı ve benim yakın arkadaşlarımdan biri ve uzun süredir görüşmedim. Hiç aklımda yoksun çünkü zaten sizinle dün gece beraberdi. Sonra kapı çalıyor sen ve diğerleri geliyor. İyi de nerden çıktınız? En son görüşmemiz ne zamandı orta son? Lise 1? Şaşırıyorum. O zamanlar dünyada en sevdiğim insan mı karşımda şu an diye durup bakıyorum sana uzun uzun. Hiç mi değişmez bi insan hiç mi bi adım öteye gidemez? Suskunluğum sana hala beslediğim hislerden değil, hele kırgınlıktan katiyen! Sadece şaşkınlıktan, gerçekten. Bu kadar enerji, bu kadar çocukluk, nerden buldun bu enerjiyi anlayamıyorum. Oysa aynı noktadaydık biz, aynı yöne dönüktü yüzümüz. Ne zaman bu kadar mesafe girdi aramıza bilemiyorum ya da ne zaman bu kadar uzak noktalarda hayatı yaşamaya başladık. Şu an karşımdaki bir yabancı ama biliyorum ben senin yine de bi adım sonra ne yapacağını. O hiç şaşmaz ama detaylar farklılaşmış. Mesela ben bilemiyorum kolanı asla tamamen bitiremediğini, o biliyor. Yine kendimi kandırıyorum, “e tabi yıllardır beraberler, sürekli, biliyodur” diyorum ama bişeyler oturuşmuyor kafamda, yerini bulamıyor. Şarabın etkisi mi diye düşünüyorum -şarabın etkisi olsun ki ayıldığımda tamamen geçsin- ama yok, zaten yıllardır bu his tanıdık bana. Nafile bu çaba, garip. Sonra siz gidiyorsunuz. Biz bize kalıyoruz. Normalize oluyor herşey zamanla. Şarap hala var. Etkisi de ama yine de ne kadar gelip gitsen de anlıyorum ki hep aynı sen, hep aynı ben.

Mayıs 5th, 2008 at 14:30
Editör, Türkçe yanlışlarını düzeltmekle de görevli fakat kendisinin görevlerini hep beraber hafifletmek için biraz daha dikkat edelim.
Mayıs 5th, 2008 at 17:33
haklı olabilirsin tabi fakat yazarken bir miktar dalgındım,kusura bakılmasın. türkçe yanlışı gözüme çarpmadı eğer bahsettiğin -yor eklerindeki r eksikliği,bir yerine bi yazımı ise yanlışlık değil,bilerek öyle yazılmıştır. başka bir şey ise ben göremedim.