RSS

[Anayasa Mahkemesi] Türban’a İlişkin Karar

Cum, Haz 6, 2008

Güncel, Siyaset

Tell a Friend

Hukuk, Adalet, Vicdan, Umut…


Ulkemiz siyasi tarihi acisindan hayli dinamik ve dogrusal-olmayan bir surec icindeyiz. Kaotik faz gecisleri misali, ulkenin dalga fonksiyonunun bir o yana bir bu yana coktugu sancili bir yolda ilerliyoruz. Semdinli, 367, 22 Temmuz, cumhurbaskaninin halk tarafindan secilmesi icin referandum, esi turbanli ilk cumhurbaskani, anayasada turbana ozgurluk degisikligi, Yargitay Bassavcisi’nin %50 oy almis iktidar partisine kapatma davasi acmasi, youtube’in kapatilmasi (1 aydir kapali) ve bugun Anayasa Mahkemesi’nin kamuoyunda turbana ozgurluk getiren anayasa degisikligi olarak bilinen degisikligi reddetmesi; hepsi de ulkemizin dalga fonksiyonunun bu yolda coktugu bukum noktalari. Sarkac misali, biraz da mehter adimlari ile ilerleyerek cokuyor dalga fonksiyonumuz zaman boyutunda…

Kamuoyunda turbana ozgurluk getiren degisiklik olarak kabul edilen anayasa degisikligini hatirlayalim:

Anayasa’nın, “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, “… ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenmişti. Bu değişiklikle madde, “Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” haline gelmişti. Anayasa’nın, “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesine ise “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.

Bu eklentiler bugun reddedildi, anayasanin 2., 4. ve 148. maddeleri gözetilerek. Bu maddeleri de hatirlayalim:

2. madde: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

4. madde: Anayasa’nın 1. maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

148. madde: Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi’nde dava açılamaz. Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı, Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz, defi yoluyla da ileri sürülemez.

Mecliste AKP-MHP ittifaki ile yapilan degisiklikle, referans verilen bu maddeler arasinda ben sagdan baktim, soldan baktim, yukardan baktim, asagidan baktim, hic ama hic bir mantik bagi kuramadim. Kamu hizmetlerinin verilmesinde ayrimcilik gozetilmemesi, yuksek ogrenim hakkinin kanunsuz sekilde sinirlandirilamamasinin anayasanin 2 ve 4. maddelerinde vurgulanan Cumhuriyetin temel niteliklerine, bilhassa laiklige nasil aykiri olabilecegini lutfen bir mantik bilimci bana anlatsin!

Ki sahsi gorusum, AKP-MHP’nin boyle bir degisiklige gitmesine de mevcut anayasamiza gore gerek de yoktu. Su cumleler bizim anayasamizda yazili degil mi zaten:

BAŞLANGIÇ KISMINDAN:

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu

“Devletin temel amaç ve görevleri” kısmından

MADDE 5. – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

“Kanun önünde eşitlik” kısmından

MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

“Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması” kısmından

MADDE 14. Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.

Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.

Bunlar ilk firsatta gozume carpanlar. Universitede turbaniyla, takkesiyle, kippasiyla, haciyla okumak isteyen birisi bunu ister dini, ister siyasi amacla yapiyor olsun; Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit DEĞİL Mİ?

Eğitim hakki anayasanin yukaridaki maddelerine ragmen nasil sinirlandirilabiliyor? Universitede turbaniyla derslere giren cikan, sinavlara giren birisinin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler içinde bulundugu hukmu hangi mantiga gore verilebiliyor? Bizim bilmedigimiz bir yasadisi turbanlilar orgutu mu var, teror ve siddet yolu ile devletin anayasal duzenini degistirmeyi hedeflemis? Nasil olur da, Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
diye acik ve secik sekilde yazili iken anayasada; 20 yildir universitelerde bu uygulama suregelebilmistir? Bugun Anayasa Mahkemesi, nasil boylesi kisitlayici bir karar alabilmistir? Ustelik, degisiklik maddelerinde sanki acik sekilde “Islam dininin geregi olarak” denmismis ve bu yuzden dini hukumler anayasada referans alinmismis gibi… Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır” degisikligi nasil reddedilebilir, nasil laiklige aykiri olabilir? Devlet organlari ve idari makamlar kanun onunde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda degiller mi yani, bunu mu anlamaliyiz? E hani,MADDE 10. – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. idi? Degil mi yani, devlet organlari ve idari makamlar anayasanin onuncu maddesine riayet etmek zorunda degil mi yani??

Anlayamiyorum, anlayamiyorum, anlayamiyorum.

Karar gerekcesinde, 148. maddeye de gonderme yapilmis: …Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. VE Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.

Ben bu cumleleri okuyorum 148. maddeden.

Peki, bu son degisiklik onerisinde, teklif ve oylama cogunluguna mi uyulmamistir? Ivedilikle gorusulemeyecegi sartina mi uyulmamistir? Nedir sorun?

Anlayamiyorum, anlayamiyorum, anlayamiyorum… Beynimin butun neronlari hata mesajlari veriyor Anayasa Mahkemesi’nin bu son kararini analiz ettiginde..

Lutfen birisi bunu akla ve mantiga uygunlugu bakimindan degerlendirip beni bu hata mesajlarindan arindirsin…

Turkce’ye, cumlelerin anlamlarina, mantiga dair bildigim hersey alt ust oldu.

1+1=2 mi? Artik emin degilim…

İsmail Yiğit

Share This Post
,

Yazar:

Basindan Didamangisa´da 46 yazıya sahip .


Yorumunuzu Yazınız.