RSS

Kapatma davasının ardından…

Per, Tem 31, 2008

Güncel, Siyaset

Tell a Friend

          Merakla beklenen AKP’nin kapatma davası dün sonuçlandı. Mahkeme, bir süredir kulislerde konuşulduğu gibi 6 kapatılsın oyuna karşı 5 kapatılmasın oyuyla AKP’nin kapatılmamasına ancak aldığı devlet yardımının yarısının kesilmesine karar verdi. Kararın doğruluğu ve yanlışlığı hukukçular tarafından tartışılabilir, ancak bana göre kararın ardından gözden kaçan bir nokta bulunmakta. Anayasa mahkemesi verdiği kararla AKP’yi kapatmadı ancak AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmadığı yönünde bir sonuca varmadı. Öyle ki mahkeme üyelerinden sadece başkan Haşim Kılıç AKP’nin böyle bir odaklaşma içinde olmadığını belirterek iddianame’nin reddedilmesi yönünde oy kullandı. Geriye kalan 10 üye sadece bu odaklaşmanın derecesi ve gerektirdiği ceza konusunda görüş ayrılıklarına düştüler.

          Peki şimdi ne olacak? Elbette bu noktada başbakan Erdoğan ve onun vereceği tepkiler çok önemli. Benim görüşüme gore Erdoğan bu karar sonrasında aynen 22 Temmuz seçimlerinden sonra olduğu gibi herkesi kucaklayan,cumhuriyetin ve demokrasinin koruyucusu bir AKP imajını güçlendirici mesajlar verecektir. Ama tabiki bu, AKP’nin bundan sonra farklı bir politika izleyeceği ve daha yumuşak adımlar atacağı anlamına gelmiyor. Bir başka soru ise bu kararın AKP’nin yerel seçimlerdeki performansına etkisinin nasıl olacağı. Acaba AKP bu karardan aldığı güçle %15’lere varan kararsızları kendi tarafına çekip oyunu arttırabilecek mi? Yoksa türban gerilimi ile düşüşe geçen AKP’nin seçmen desteği düşmeye devam edecek mi? Bu noktada da ibrenin yönünü Erdoğan belirleyecek gibi görünüyor. Her ne kadar çok tartışılsa da son yıllarda Türk siyasetinin lidersiz ortamında en etkili lider olmayı başaran Erdoğan verdiği mesajlarla ve attığı adımlarla AKP’nin oylarını etkileyecek olan en önemli faktör durumunda. Gerek tabanına vereceği hassas mesajlar gerekse de topluma vereceği güven mesajı AKP’yi 22 Temmuz sonrasında bir başka zafere taşıyabilir.

            Ancak AKP’nin istikrarlı yol alan treni raydan çıkartma yetisini de unutmamalı. Bunu daha önceleri zina’nın TCK’ya dahil edilmesi ve türban düzenlemesi dönemlerinde yaşadık ve önümüzdeki yol haritası bunun tekrarlanmasını da mümkün kılabilir.

            Açıkçası ben AKP’nin bu treni raydan çıkarmadan uzun süre yol alabileceğini sanmıyorum. Çünkü AKP’nin tabanı ve destekçileri trenin uzun süre rayda kalmasını kendi hedeflerinden sapma yönünde yorumlayacaklardır. Ayrıca giderek kötüleşen ekonomik göstergeler ve tutturulamayan ekonomik hedefler de AKP’ye yoldan çıkma ve dikkat dağıtma zorunluluğu yükleyecektir. Bu tablonun nasıl şekilleneceğini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz.

 

Onur Çetintürk

 

Share This Post

Yazar:

ocetinturk Didamangisa´da 2 yazıya sahip .


1 Bu yazı için yapılan yorumlar.

  1. meftare:

    “Ak parti kapatısaydı ne olurdu” bunun farkına vardı Haşim Kılıç ve üyeler. Bizim milletimiz -bu kelime karşılar mı bilemiyorum ama- “yufka” yüreklidir. Her zaman ezilenin yanında olmayı isteme gibi iyi/kötü bir huyu vardır. Son üç senede yaşananlar bu dediğimi net bir şekilde örnekliyor.

    AKP’nin bundan sonra takınacağı tavır gerek ekonomi, gerek siyasi bir değişikliğe uğramazsa bu seçimlerde eriyecek olan oylar beş sene sonra uçar gider. Gerçi Ak Parti zekice bir hamleyle kendi zenginini oluşturup anadoludan bir burjuva sınıfı yarattı ama halkın yanında olmayan bir partiyi hiçbir zengin desteklemez/destekleyemez.

    Artık Ak Parti, kendine güvenmeyen milyonları yanına çekme göreviyle yükümlü olmalı. Yükselemezse düşer. Statik bir yapıya hiçbir zaman şahit olmadı Türkiye. Bir belediye başkanın da karısı kapalı olmasın. Konuşmayı bilen bir yök başkanımız olsun ya da içki ruhsatı almak için esnaf bu kadar sorun yaşamasın. Kısacası Ak Parti gelsin merkeze yerleşsin, kolay kolay önüne geçilemez. Bunu yapmak da zor olmasa gerek. Aklı selim siyaset ile, milletvekilleri siyaset değil devlet adamlığı yaparsa Türkiye çok daha iyi bir yere gelebilir. Kısacası sadece biraz sağduyu gerekiyor.

    Bakalım ne olacak.

    Bu arada hoşgeldin aramıza.

Yorumunuzu Yazınız.