RSS

Engin Ardıç’ın Barack Obama Kehaneti

Per, Kas 6, 2008

Haber

Tell a Friend

Evrim aşağıdaki -özellikle kalın yazılı parafı- bir oku(yazının üzerinden tam bir sene geçti).

Bundan bir buçuk ay kadar önce, “Hillary’yi ne zaman vuracaklar?” diye sormuştum… Sözkonusu olan Hillary Swank değil, Hillary Clinton tabii.
Bir Amerikan yetkilisi çıkıp da “bir buçuk ay sonra” deseydi çok gülerdim doğrusu… Çünkü darbeyi daha sonra, seçimlere doğru, şöyle 2008’in yaz aylarında falan bekliyordum.

İşte, şimdiden vurdular! Ellerini çabuk tuttular. Kadın daha fazla güçlenmeden…

Vurmak demek, ille kitap deposuna göstermelik katil yerleştirip asıl öldürücü mermiyi tümsek arkasından atmak, çapraz ateşe düşürmek değil ya…

Bu sefer kafatası yerine bel altından vurdular. Kadıncağızı apışarasından öldürdüler.

Birdenbire, Bayan Hillary Rodham Clinton’un, yardımcısı Bayan Huma Abidin ile “lezbiyen ilişki yaşadığı” açıklandı! Yardımcı da Müslüman üstelik!

Hani sözkonusu hanım Kate Millett ya da Rita Mae Brown olsa, buna Tuğçe Baran rümuzuyla yazan Mutlu Tömbekici’den başka kimse bozulmayacak da… Olayın içinden Ellen DeGeneres ya da Portia de Rossi çıksa, işin magazin yanı da güçlenecekti… Fakat siyasi.

Bayan Hillary, Demokrat Parti’nin başkan aday adayı.

“Ne önemi var, Batı’da böyle şeyler sorun değil artık” diyorsanız, Amerika’yı hiç tanımıyorsunuz.

Üniversite “kampüsleri” ve de Greenwich Village gibi birtakım “entel gettoları” dışında, Hillary bitti.

Hem sevicilik ediyormuş, hem de bir Müslüman kızıyla ha? Hani şu, kocası onu Monica Lewinski’yle aldatınca bağrına taş basan olgun hanımefendi!… Meğerse o da eski Beyaz Saray “stajyerlerinden” biriyle aganigi maganigi… Ama bu stajyerin de Monica gibi üç parçası eksik. Pardon, prostatı da katalım, dört olsun.

Hillary’nin en büyük rakibi Barack Obama’nın da göbek adı Hüseyin… Düzeltiyorum: Göbek adı Barack, asıl adı Hüseyin. Kıl kapılmasın diye tersini kullanmaya çalışıyor. Onun da kampüs ya da bazı Hollywood “mahfilleri” dışında hiçbir ağırlığı yok. En büyük destekçisi, bizim koca popolu Girit kızı Jennifer Aniston.

Adı Hüseyin olan biri Amerika’ya başkan seçilsin, çıkar Taksim Meydanı’nda anırırım.

Peki kim çıkacak ortaya, “Amerika’yı kurtaracak aslan” olarak, son zamanlarda ödül üstüne ödül toplayan, yıldızı yeniden parlayan Al Gore mu?

Herhalde. O zaman sorumu azıcık düzelteyim: Al Gore’u ne zaman vuracaklar? Neresinden, bilemem tabii.

Çünkü bakınız, gerek dünyada gerekse Türkiye’de, seçimi Demokratlar kazanırlarsa Amerika’nın Irak’tan çekileceğini sanan saftırıklar var.

Bunların arasında, Clinton kazandığında “Amerika’da sosyaldemokratlar iktidara geldi” yazan gazetecilere bile rastlamıştık.

Öte yandan, generaller de “daha elli yıl Irak’tayız” diye demeçler veriyorlar.

Ola ki Demokratlar bu çekilme işini ciddiye alırlar, ola ki seçimi kazanırlar, uygulamaya da kalkarlar diye de, Amerikan “derin devleti” gereken önlemleri alıyor işte.

Irak meselesinin, daha doğrusu petrol kaynaklarına doğrudan el koyma girişiminin boyutlarını göremeyenler, bunun Bush’un ahmaklığıyla ilgili ve fazla sürmeyecek küçük bir “arıza” olduğunu sananlar… Bu meselenin bütün başkanların ve başkan adaylarının boyunu kat kat aştığını bilemeyenler… Üstelik, bir “hoyda bre” yiğitlenmesiyle, Amerika’yı hem Kuzey Irak’tan hem de Ortadoğu’dan söküp atacaklarını, belki de denize dökeceklerini umanlar…

Bir yandan İran savaşına, bir yandan da ham petrol varil fiyatının, öyle 100 dolar falan değil, 250 dolar olacağı berbat bir dünyaya şimdiden kendinizi hazırlayınız.

Bize göre hava hoş, biz yaşımızı başımızı aldık. Ey yükselen yeni nesil, endişem sizlersiniz.

Share This Post

Yazar:

meftare Didamangisa´da 190 yazıya sahip .


2 Bu yazı için yapılan yorumlar.

  1. mamumiskun:

    sanırım “bizim koca popolu girit kızı jennifer aniston”a dikkat çekmek istedin :) bu arada, komikmiş, ama herhalde yarın öbür gün ben de “salak gibi şöyle şöyle yazmışım vaktiyle” falan der, pek de şeyinde olmaz yani, zira mozart çalışmaktan arda kalan vakitlerinde yazı yazar bir halde kendisi.. ama bu yazının bugün okunduğunda gülünç olduğu da bir gerçek yani, “anırırım” hahaha :)

  2. meftare:

    Demek ki arkadaşım mozart çalışarak(ne demekse o) bol keseden sallayarak olmuyor bu işler. Bence de güzel bir dili var ve keyifli yazılar yazıyor ama biraz daha ciddiyet gerekiyor. Ayrıca şu yazının altına yapdığım yorumu da eklemek isterim buraya:

    Bu arada söylemeden geçemeyeceğim Engin Ardıç’ın, “artık bu dünyayı sallamıyorum”, “iki yazı yazar geçerim”, “yazarken de mozart çalmıyorsa yazamam” tavrı artık beni geriyor. Gerçi bu halde bile iki üç tane okunacak yazar varsa biri de kendisidir ya, neyse.

Yorumunuzu Yazınız.