7-8 yaşlarındaydım, uzun zamandır yanımda dolaştırdığım, evimde beslediğim bir kedim vardı, hayatımdaki her önemli anda tüylerini okşayıp, beslemekten vazgeçemediğim. O kediyi babam eve getirene kadar, paylaşmak, sahiplenmek ya da hayvan sevgisi hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Herşey o, evdeyken oldu. Çok sevimliydi, bembeyaz tüyleri yemyeşil gözleri vardı, küçücüktü, gözlerini kocaman açar okşanmak için [...]
Okumaya devam edin...Cuma, Mart 14, 2008
Charles Baudelaire’in Spleen de Paris (Paris Sıkıntısı) isimli, modernist geleceğin etiğine yönelik göndermeler barındıran düz yazı şiir kitabında yer alan şiirlerinden bir tanesi, “Les yeux de Pauvres” (Yoksulların Gözleri). Çok sevdiğim ve her okuduğumda tüylerimi diken diken yapan, kısacık ama hiç bitmeyen bu şiiri paylaşayım dedim. Modernizmle gelen yabancılaşmanın (alienation) önce seçimlerimize daha sonra da onları [...]
Okumaya devam edin...Pazar, Mart 2, 2008
Yoğun istek üzerine… Son birkaç haftadır, sabahın erken saatlerinde Üsküdar-Beşiktaş motor iskelesinin yolunu tutarken, biraz sabah mahmurluğu, biraz acelecicüceiettsever olmanın sonucu olarak, ilk dersin ilk dakikasına geç kalabilme telaşesi ve de acaba bugün iskeleden motora atlarken kendimi motora isabet ettirebilecek miyim sorusu, bunun için ayağımı kaç derecelik bir açıyla açmam gerekecek hesapları arasında yine her [...]
Okumaya devam edin...Pazar, Eylül 23, 2007
Hava rüzgarlıydı. Parkta arka plandaki iki bayanın fularları boyunlarından firar etmek üzereydi. Fularlar özgür, kadınlar endişeli gözüküyorlardı. Onların sağ tarafında görkemli bir süs havuzu vardı. Üstündeki detaylar önemsizdi. Üzerinden fışkıran suyun ışıkla yaptığı oyunlardı önemli olan. Fotoğrafa birkaç beyaz iz olarak düşmüştü bu oyunlar. Havuzun üzerinde kanatları yarı açık uçmaya hazırlanan bir güvercin. Şu sevimsiz [...]
Okumaya devam edin...
Cuma, Nisan 4, 2008
4 Yorum yapılmış